Deltek Türkçe Dil Seçeneği
the-crossing-group-dondurucu-soguklarda-rekor-kiran-hdd-kesisimi
The Crossing Group, kısa süre önce 2.955 metrelik bir Kesişim Yönlendirilebilir Yatay Delgi (YYD/HDD) geçişini tamamladı. Aralık 2025’ten bu yılın Şubat ayına kadar, şirketin ekipleri maxi yatay sondaj makineleri kullanarak Kanada’nın kuzeyindeki donmuş vahşi doğada Athabasca Nehri’nin altına bir boru hattı döşedi.

Kesişim Yatay Delgi (Intersect HDD) Nedir?

Bu özel kazısız yöntemde yatay sondaj makineleri yatay geçişin zıt uçlarından eşzamanlı olarak delgiye başlıyor ve yeraltında önceden belirlenmiş bir noktada birbiriyle karşılaşıyor. Bu noktadan sonra makinelerden biri iterek ve aynı zamanda diğeri çekerek pilot delgiyi tamamlıyor. Bütçe dahilinde ve planlanandan önce tamamlanan bu rekor kıran proje, giriş ve çıkış noktalarında 36 inçlik kılıf borusu (casing) kurulumlarını da içeriyor.

Proje Kapsamı

Söz konusu yatay delgi geçişi, Fort McMurray bölgesini Alberta Heartland’a bağlayan ve Wolf Midstream tarafından Alberta’nın kuzeydoğusunda geliştirilen Whiskey Jack Lateral boru hattı projesinin bir parçası olarak tamamlandı. The Crossing Group, bu boru hattının bir parçası olarak uzun menzilli HDD geçişini gerçekleştirmek üzere görevlendirildi; şirket, Fort McMurray’in güneyindeki zorlu araziden geçerek Athabasca Nehri’ni aşan 12 inçlik çelik bir boru hattı döşüyor.

Teknik Detaylar

Tüm projenin gözbebeği olan bu yeraltı kesişimli yatay delgi imalatı toplamda 2.955 metre gibi ciddi bir uzunlukta imal edildi. Birçok büyük çaplı HDD projesinde olduğu gibi yüzeye yakın olan giriş ve çıkış noktalarında stabilizasyonu sağlamak amacıyla casing (kılıf) borular yeraltına yerleştirildi ve delgi ekipmanları bu iksa yapılarının içerisinde gönderildi.
Konum Kılıf Borusu 1 Kılıf Borusu 2
Giriş tarafı 60 m uzunluk, 36 inç 40 m uzunluk, 42 inç (teleskopik)
Çıkış tarafı 75 m uzunluk, 36 inç 45 m uzunluk, 42 inç
Et kalınlığı 20 ila 25 mm arasında olan çelik muhafaza boruları, önceki kış inşaat sezonunda sondaj işlemlerinden önce bir hidrolik çekiçle döşendi, kapatıldı ve geri dönüş için bekletildi. Her iki uçtan 12¼ inçlik bir pilot delik açıldı ve orta noktada kesişecek şekilde yönlendirildi, ardından tüneli nihai çapa genişletmek için 24 inçlik bir reamer geçişi yapıldı.

Jeoloji ve Sondaj Sıvısı

Karşılaşılan jeolojik yapı ağırlıklı olarak kil şist, dolomit ve kireçtaşından oluşmaktaydı ve kaya mukavemeti R2–R4 arasındaydı. Bitüm içeren petrol kumu ve petrol kumtaşı mercekleri de projede karşılaşılan zorluklardandı. Tünel uzunluğu ve çap göz önüne alındığında kil, şist ve dolomit kireçtaşı jeolojisi için özel olarak tasarlanmış, polimer bazlı, güçlü taşıma ve temizleme özelliklerine sahip bir çamur reçetesi hazırlanarak tünel stabilitesi ve boşaltımı sağlandı.

Yönlendirme Teknolojisi

Tünel uzunluğu, standart bir manyetik yönlendirme halkasının (magnetic steering coil) her iki uçtan kapsayabileceği mesafeyi aştığı için — girişten 660 metre, çıkıştan 410 metre — delginin büyük bir kısmı yaklaşık üçte ikisi manyetik yönlendirme verisi olmadan, tamamen jiroskopik yönlendirme araçlarına güvenilerek açılmak zorunda kalındı. Kesişme noktası 1.550 metrede gerçekleşti ve hizalamayı doğrulamak için 80 metrelik bir örtüşme kullanıldı. Jiroskopik sapmayı doğrulamak ve iki delgi takımının doğru şekilde izlendiğini teyit etmek için PMR (pasif manyetik mesafe ölçümü) tekniği kullanıldı. Tüm pilot delgi yönlendirme işlemi, konunun uzmanı herhangi bir şirkete taşere edilmek yerine şirketin kendi yönlendirme ekibi tarafından gerçekleştirildi.

Kullanılan Makineler

Konum Makine Kapasite
Giriş tarafı American Augers Maxi HDD 450 ton
Çıkış tarafı American Augers Maxi HDD 285 ton
Sondaj ve genişletme operasyonları boyunca TCI (Tungsten Karbür Uç) aletleri kullanıldı ve reamerlar ve aletlerde beklenen aşınma yönetildi.

Aşırı Soğukta Operasyon

Geçişin her iki tarafındaki kazan sistemleri, sıcaklıkların birkaç kez -40°C ve altına düşmesine rağmen ekipmanın aşırı soğukta çalışır durumda kalmasını sağladı.
“Bu sıcaklıklarda her şey yavaşlar. Ekipman bakımı, ekip rotasyonları, sıvı yönetimi ve üretkenliği sürdürmek, her düzeyde disiplin ve planlama gerektiriyordu.” — Jesse Funnell, Crossing Group Projelerden Sorumlu Başkan Yardımcısı
Ekipler, dondurucu soğuklara rağmen sahada kalmayı başardılar. Giriş tarafındaki kamp altyapısı da ekiplerin sahada konaklamalarını sağladı; bu da kısıtlı imalat süresi boyunca verimliliği korudu ve ekip üzerindeki yükü azalttı.

Çevresel Kısıtlamalar ve Program Yönetimi

Proje, çevresel kısıtlamalar nedeniyle Aralık’tan Mart’a kadar olan sıkı bir inşaat süresi içinde yürütüldü. Yalnızca giriş tarafına ulaşım yaklaşık 80 dakikalık bir yolculuk gerektiriyordu ve ekipman ile personelin hareketi için buz köprüleri hayati önem taşıyordu. Sezonun başlarında erişim sorunları projeye yaklaşık bir haftalık gecikmeye mal oldu. Ekip, programı yönetmek ve korumak için Noel dönemi de dahil olmak üzere 7 gün 24 saat çalıştı.
“Yerin metrelerce altında 2955 metrelik jiroskopik bir kesişim yatay delgi projesinin hiçbir aşamasında improvize çözümlerle ilerleyemezsiniz. Her karar verilere dayalıydı, her risk öngörüldü ve ekip kusursuz bir şekilde çalıştı. Yapmaya koyulduğumuz şey buydu ve bunu başardık.” — Jesse Funnell
Özellikle kazısız yöntemlerle nasıl imkânsız gibi görünen projelerin hayata geçirildiğini ve nasıl hayal dahi edilemeyen katma değerlerin yaratıldığını bir kez daha gözler önüne serdiği için biz de kendilerini tebrik ediyoruz. Ülkemizde de buna benzer projelerin üretilmesi ve zaten mahir olan Türk Müteahhitlik sektörünün inovasyon ve teknoloji yoğun projelerde de dünya markası olabilmesinin önünün açılması dileğiyle.
m27-projesi-hdd-altyapi-calismasi
Yönlendirilebilir Yatay Delgi (YYD/HDD) yöntemi kullanılarak, İngiltere’nin güneyindeki yoğun trafiğe sahip M27 otoyolunun altına hayati öneme sahip yeni bir kablo döşendi. Çalışmalar, Scottish & Southern Electricity Networks (SSEN) tarafından 9,6 milyon sterlin (12,7 milyon ABD doları) tutarında yapılan yatırımın bir parçası olup, şu anda Hampshire’da devam etmektedir.

Proje Yaklaşımı

Freedom’daki sözleşme ortaklarıyla birlikte çalışan SSEN, yerel elektrik altyapısını iyileştirirken kesintileri en aza indirip çevreyi koruyarak uzun vadeli faydalar sağlayacak şekilde projeyi özenle tasarladı. Sürücüler için gecikmelere yol açacak olan otoyol üzerine yeni elektrik kabloları döşemek yerine, ekip kabloları yol yüzeyinin oldukça altına yerleştirmek için yenilikçi bir çözüm geliştirdi. Otoyol trafiğinde gereksiz aksaklıkları önlemek ve inşaat faaliyetlerinin yerel çevre ve yaban hayatı üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla, HDD yoluyla daha karmaşık bir yeraltı yaklaşımı benimsendi.

Teknik Detaylar

Rownhams projesinde yapılan yatay sondaj geçişinin uzunluğu yaklaşık 260 metre. National Highways, sondajın karayolu şeritlerinin en az 15,8 metre altında gerçekleştirilmesini şart koşuyor. Bu konuda ülkemizde de bir standart olmamakla beraber Karayolları Genel Müdürlüğü yol ekseninden en az 3 metre derinden yapılmasını şart koşsa da bir standart yok. Ayrıca nedenini bir türlü anlayamadığımız bir sebepten ötürü yapılacak yol yatay delgilerinin yol aksına mutlaka dik olması isteniyor. Bölgenin doğası ve yolun konumu nedeniyle, sondajın gerçek derinliği başlangıç noktasından 45 metre aşağıya, “giriş aynası” olarak bilinen noktaya ulaşıyor. Sondaj sırasında, sondaj alanını temiz tutmak, çökmeyi önlemek ve enkazı kaldırmak için su ile toksik olmayan, doğal kaynaklı kil karışımı (bentonit esaslı sondaj çamuru) kullanılmaktadır.

Proje Müdürü Tim Eccleston’dan Açıklama

“Bu milyonlarca sterlinlik yatırım, geleceğe hazır hale getirmek ve aynı zamanda yakındaki Rownhams’ın daha fazla elektrikli araç şarj istasyonu kurmasını sağlamak amacıyla yapılmıştır. Güneydeki en yoğun otoyollardan birinde yer alan bu konum, sürücülerin yolculuklarının önemli bir noktasında elektrikli araçlarını şarj etmelerine olanak tanıması açısından hayati önem taşıyor. Ancak bu konum, otoyoldaki yol çalışmalarını ve trafiği daha da aksatmadan bu iyileştirmeyi nasıl gerçekleştirebileceğimizi düşünmemiz gereken bir zorluk da yarattı. Taahhüdümüz, bu projenin müşteriler, yol kullanıcıları ve çevre için uygun bir şekilde tasarlanmasını sağlamaktı ve kablo güzergahını M27’nin altından geçecek şekilde değiştirerek bu taahhüdümüzü yerine getirebildik.”

Projenin Faydaları

9,6 milyon sterlinlik proje programı halen devam ediyor ve tamamlandığında yerel müşterilere elektrik tedariki sağlarken, Birleşik Krallık karayolu ağının önemli bir bölümünde yeni elektrikli araç şarj istasyonlarının kurulmasını destekliyor. SSEN yaptığı açıklamada, projeye yaklaşımının, elektrik altyapısının daha akıllı ve daha düşünceli bir şekilde nasıl sağlanabileceğini gösterdiğini, aynı zamanda şebekeyi güçlendirdiğini, elektrikli araçlara geçişi desteklediğini ve İngiltere’nin güneyindeki en yoğun otoyollardan birinde insanların hareketliliğini sürdürdüğünü belirtti.
iskandinavya-ai-super-otoyolu-yonlendirilebilir-yatay-delgi
Yaygınlaşan AI iş yüklerinin yol açtığı artan trafik taleplerini karşılamak üzere Danimarka ağındaki kapasitenin artırılması kapsamında, deniz kablolarının karaya çıkarılması için Yönlendirilebilir Yatay Delgi (YYD/HDD) kullanılacak. Arelion, Nørre Nebel kablo karaya çıkarma istasyonunda yaptığı iyileştirmeleri ve gelişmeleri duyurdu.

Nørre Nebel Tesisi Güncellemeleri

Nørre Nebel tesisindeki güncellemeler, ek kablo inişlerini ve uzun vadeli ağ ölçeklenebilirliğini destekleyecek. Tesis tam olarak faaliyete geçmiş durumda ve çok sayıda farklı deniz kablosunu karaya çıkarmak için ön taşıma, geri taşıma ve deniz altı HDD’leri şu anda yerinde olup projeye hazır.

Güzergâh Altyapısı

Küresel internet operatörü, Arhus’tan Kopenhag’a uzanan benzersiz bir denizaltı kablo sistemi aracılığıyla Nørre Nebel’den Kopenhag’a uzanan kuzey rotasındaki kanal ağından yararlanıyor. Güney güzergâhında, Esbjerg’den Kolding ve Kopenhag’a uzanan hatlar sistemin dayanıklılığını artırmakta ve güzergâh çeşitliliği sağlıyor; Kolding, güneyde Almanya’ya ve doğuda Kopenhag’a giden güzergâhlar için önemli bir kavşak noktası olarak hizmet veriyor.

Stratejik Yatırımlar

Bu yatırımlar, bölgedeki birçok yeni veri merkezi projesini Arelion’un ağına bağlamayı amaçlayan şirketin devam eden stratejisinin bir parçasıdır. Buna, atNorth DEN01 Kopenhag veri merkezini Arelion’un Nordic AI süper otoyoluna bağlayan ve yakın zamanda tamamlanan yeni kanal ve kablo uzantıları da dahildir. Daha verimli trafik yönlendirmesini desteklemek ve Hamburg için alternatif baypas seçenekleri sunmak amacıyla Amsterdam ile Kolding arasında dalga boyu kapasitesini destekleyen yeni optik sistemler eklendi.

Danimarka Veri Merkezi Pazarı

Danimarka’nın yenilenebilir enerjiye erişimi ve stratejik konumu, ülkenin bölgesel bir veri merkezi merkezi olarak ortaya çıkmasını desteklemeye devam ediyor. Ulusal pazarın 2030 yılına kadar yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) yüzde 11,44 ile 2,9 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Bu iyileştirmeler, Danimarka’nın büyüyen veri pazarlarındaki bağlantılarını güçlendiriyor ve Kuzey Denizi bölgesindeki deniz altı ve karasal altyapıyı iyileştirmeye yönelik daha geniş kapsamlı Avrupa girişimleriyle uyumlu.

Arelion’dan Açıklama

Arelion Strateji ve Ürün Yönetimi Başkan Yardımcısı Johan Ottosson şunları söyledi:
“Danimarka ağımıza yapılan bu yükseltmeler, İskandinavya genelinde dijital altyapıyı güçlendirme konusundaki daha geniş kapsamlı taahhüdümüzü yansıtıyor ve kurumsal ve toptan müşterilere, düşük gecikmeli, tamamen çeşitlendirilmiş bağlantı ve öngörülebilir performans sunarak AI uygulamalarını devreye alıyoruz. Sürekli yatırımlarımız, hızlanan AI odaklı hizmetlere yönelik artan talebe ayak uydurmak için gerekli kapasiteyi garanti ediyor ve hem eğitim iş yükleri hem de gecikmeye duyarlı çıkarım kullanım senaryoları için ölçeklenebilir ve güvenli bir temel sağlıyor.”
Arelion, dünyanın en bağlantılı IP omurgalarından birini işletiyor ve yaklaşık 130 ülkede 2.900’den fazla müşteriye hizmet veriyor.
national-grid-temze-alti-271-tonluk-dev-makine
İngiltere’de ulusal elektrik şebekesinin modernizasyonu kapsamında hayata geçirilen Grain to Tilbury projesinde kritik bir dönüm noktasına ulaşıldı. 271,5 tonluk dev tünel açma makinesi (TBM), Thames Nehri’nin altında 2,2 km’lik tünel inşa etmek üzere yolculuğuna başladı.

Caroline: Thames’in Altına İnen Dev Makine

Tam yüklü bir Boeing 777 uçağına eşdeğer ağırlıktaki makine, İngiltere Enerji Bakanı Michael Shanks tarafından törenle devreye alındı. TBM’ye verilen “Caroline” adı, öncü bir elektrik mühendisi ve mühendislik alanında kadınların güçlü bir savunucusu olan Caroline Haslett‘e ithaf edildi. Kadın Mühendislik Derneği’nin kurucularından biri olan Haslett’in mirası, STEM alanındaki katılımı genişletme çabalarına ilham vermeye devam ediyor. İsim seçimi, yerel okulların katıldığı bir yarışma aracılığıyla belirlendi.

Neden Bu Proje Önemli?

Thames Kablo Tüneli, 1969’dan bu yana Essex ile Kent arasında nehrin altından elektrik taşımaktadır. Yarım asrı aşkın bir sürenin ardından altyapının yenilenmesi zorunlu hale geldi. Grain to Tilbury projesi, daha uygun fiyatlı kaynaklardan elde edilen güvenli, temiz ve yerli enerjinin şebekeye kesintisiz akışını sağlamak açısından kritik bir öneme sahip. Enerji Bakanı Shanks konuyu şöyle değerlendirdi: “Bu büyük mühendislik projesi, Büyük Britanya’nın elektrik şebekesinde son bir nesil içindeki en büyük modernizasyon çalışmasının bir parçasıdır. Bu proje sadece istihdamı ve büyümeyi artırmakla kalmayacak, aynı zamanda evlere ve işyerlerine daha düşük maliyetli, yerli temiz enerji ulaştırılmasına yardımcı olacak ve bizi fosil yakıt piyasalarının iniş çıkışlarından kurtaracaktır.”

Bölgesel İstihdam ve STEM Taahhüdü

Proje, teknik mükemmeliyetin ötesinde güçlü bir toplumsal boyut da taşıyor. Şu anda bölgeden 76 kişi projede aktif olarak çalışırken, 15 yerel işletme tedarik zincirini destekliyor. Proje kapsamında 22 stajyerlik pozisyonu ve çok sayıda mezun pozisyonu desteklenecek; öğrenciler üç haftalık iş deneyimi stajlarıyla enerji sektörüne ilk adımlarını atacak. National Grid ve proje ortakları, STEM eğitimini teşvik etmek ve enerji sektöründeki kariyer fırsatlarını görünür kılmak amacıyla yerel okullarla kapsamlı bir işbirliği yürütüyor.

Uluslararası Mühendislik İşbirliği

Bu dönüm noktası; National Grid, tünel açma uzmanı Ferrovial BEMO ortak girişimi ve TBM üreticisi Herrenknecht‘in koordineli çalışmasının ürünüdür. Ferrovial BEMO Proje Direktörü Borja Trashorras, bu süreçteki ekip çalışmasını ve teknik uzmanlığı ön plana çıkardı.

Tünel İnşaatı ve Altyapı Mühendisliği

Thames gibi büyük su yollarının altından geçen enerji iletim hatları, tünel açma makineleri başta olmak üzere ileri mühendislik teknolojilerinin kullanımını zorunlu kılıyor. Bu tür projelerde kazısız geçiş teknolojileri belirleyici bir rol üstleniyor; nehir tabanını bozmadan, çevresel etkiyi en aza indirerek uzun mesafeli altyapı bağlantıları kurulabiliyor. Grain to Tilbury projesi, büyük çaplı enerji altyapısında bu yaklaşımın ne denli stratejik bir tercih olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
avrupa-yuzen-gunes-enerji-santrali
Belçika’nın Obourg kentinde, eski bir kireçtaşı ocağının suyla dolmasıyla oluşan gölde kurulan yüzer güneş enerjisi santrali, bu hafta enerji devi TotalEnergies ve küresel yapı malzemeleri firması Holcim tarafından resmen açıldı. Projenin dikkat çekici yönlerinden biri, güneş panellerinin ürettiği elektriğin trafo merkezine iletilmesi için uygulanan 700 metreden fazla Yönlendirilebilir Yatay Delgi (YYD / HDD) çalışmasıdır.

Avrupa’nın En Büyük Kendi Tüketimine Yönelik Yüzer Güneş Santrali

31 MW kurulu güce sahip tesisin yıllık üretim kapasitesi 30 GWh yenilenebilir elektriktir. Üretilen enerjinin tamamı Holcim’in endüstriyel tesisleri tarafından kendi tüketimi için kullanılmakta olup bu özelliğiyle tesis, Avrupa’nın kendi tüketimine yönelik en büyük yüzer güneş enerjisi santrali unvanını taşımaktadır.

HDD Teknolojisi Peyzajı Korudu

Projenin en kritik altyapı sorunlarından biri, gölün ortasındaki panellerden üretilen elektriğin karaya nasıl iletileceğiydi. Klasik kazı yöntemleri hem doğal göl ekosistemini tahrip edecek hem de alanın peyzajıyla bütünleşmesini olanaksız kılacaktı. Bu nedenle mühendisler, Yönlendirilebilir Yatay Delgi (HDD) teknolojisine başvurdu. 700 metreyi aşan delgi güzergahı boyunca yüzeyde hiçbir tahribat yaşanmadı; kablo hattı zeminin altından hassas biçimde geçirilerek güneş santralini trafo merkezine bağladı. Bu uygulama, HDD teknolojisinin yalnızca kentsel altyapı projelerinde değil, çevre duyarlılığı gerektiren yenilenebilir enerji yatırımlarında da ne denli belirleyici bir rol üstlendiğini somut biçimde ortaya koymaktadır.

Sürdürülebilirlik ve Endüstriyel Dönüşüm

TotalEnergies Belçika Perakende Elektrik ve Gaz Genel Müdürü Olivier Greiner, açılış töreninde projenin Holcim’in karbonsuzlaşma hedeflerine katkısını vurguladı. Sürdürülebilir inşaat çözümlerinde küresel bir referans noktası olarak öne çıkan Holcim ise bu proje aracılığıyla hem üretim tesislerini yenilenebilir enerjiyle buluşturuyor hem de eski bir sanayi alanını yaşayan bir enerji üretimine dönüştürüyor.

Sonuç

Obourg yüzer güneş santrali, yenilenebilir enerji altyapısında kazısız geçiş teknolojilerinin oynadığı rolü gözler önüne seren önemli bir referans proje niteliği taşımaktadır. Peyzajla bütünleşme, ekosistem koruma ve uzun mesafeli enerji iletimi gibi birden fazla zorluğun tek bir çözümle aşılması, HDD yönteminin geleceğin enerji projelerinde vazgeçilmez bir araç olmaya devam edeceğini göstermektedir.